enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
27,1140
EURO
28,9390
ALTIN
1.672,78
BIST
8.000,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Cuma Açık
31°C
Cumartesi Açık
29°C
Pazar Az Bulutlu
26°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

“İmar Barışı”mağdurlarının gerçek hikayesi

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Bey’i ilk defa Twiter sohbet odasında İmar Yasası ile ilgili mağduriyetleri anlatırken dinledim ve dinledikçe de çok şaşırdım. Kendisine ulaştım, mağdurları dinledim ve gördüm ki olay bizim bildiğimiz “İmar Barışı” sorununun çok ötesinde. İnsanların tepesine evleri yıkılıyordu.

“İmar Barışı”mağdurlarının gerçek hikayesi
19.09.2023 10:05 | Son Güncellenme: 19.09.2023 10:36
A+
A-

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Bey'i ilk defa Twiter sohbet odasında İmar Yasası ile ilgili mağduriyetleri anlatırken dinledim ve dinledikçe de çok şaşırdım. Kendisine ulaştım, ı dinledim ve gördüm ki olay bizim bildiğimiz “” sorununun çok ötesinde. İnsanların tepesine evleri yıkılıyordu.

İstedim ki “ının gerçek hikayesini sizlerde duyun.

İbrahim Bey siz hazine arazisine ev yapıp şimdide barış mı istiyorsunuz?

Bizler yıllardır belediyelerin plan çalışmalarını bekledik. Belediye başkanları değişti ama bizim sorunlarımız devam etti. Bizler kendi tapulu yerlerimizde evlerimiz için devletimizin Yapı Kayıt vermesini istiyoruz.

 Depremde ön plana çıkan ve suçlu ilan edilen ile sizin bahsettiğiniz arasında ne fark var? Neden günah keçisi ilan edildiniz?

Bazı kesimler İmar Barışını suçlamaya kalktı ancak olaya yanlış yerden baktılar. Çünkü bizler kendi tapulu arazisine 2-3 kat yaparak çoluk çocuğuyla oturmak isteyen kendi halinde aileleriz. Tek derdimiz ailemizin barınma sorununu çözmek. Ailemizi barındıracağımız yapıların sağlam olması için maksimum düzeyde özen gösterdiğimiz gerçeği de göz ardı edilmemeli. Kimse evladı, anası, babası, kardeşi, eşi enkaz altında kalsın istemez diye düşünüyorum.

Suçlu görülecek kesim ise İmar Barışından rant elde edenlerdir. Ticari amaçla yapılan işin sorumluluğu vicdana yüklenir, denetimi ise devlete aittir.

Ayrıca depremde yaşanan facia ile ilgili İmar Barışını suçlamak da çok mantıklı değil, konuyu ve kamuoyunu saptırmaktan başka bir amaca da hizmet etmemiştir. Konunun yetkili en üst makamı dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum depremde yıkılan binaların sadece %6'sının İmar Barışından faydalanmış olduğunu açıkladı. Bu da demek oluyor ki yıkılan binaların %94'ü İmarlı ve Ruhsatlı binalardan oluşuyordu.

Ruhsatlı, tapulu, yapı kayıt belgeli derken benim iyice aklım karıştı. Mağduriyetleri kaç başlıkta toplayabiliriz?

Planlı alanlarda Ruhsata aykırılıktan komşu şikayetleri ile mahkemelik olan vatandaşlar,

Yıllardır yerel yönetimler tarafından imar planları yapılmadığı için kırsalda mağdur olan vatandaşlar,

2012 yılında çıkan Büyükşehir Yasası gereği köylerin mahalleye dönüşmesiyle birlikte; kendi köyündeki evine çivi çakamayan, büyüyen ailesinin barınması için ata-dede evinde değişiklik yapamayan, evladı için iki göz oda ekleyemeyen ve yaşamını devam ettirebilmek için beslemek zorunda kaldığı hayvanı için ahır yapamayan ya da mevcut ahırına tadilat yapamayan mağdur vatandaşlar,

şeklinde gruplandırabiliriz.

Yasa gereği yapamayacağı şeyleri yaptığında ise hemen tutanakları tutulur, yapı mühürlenir, ağır para cezaları ardından yapı için yıkım kararı çıkartılır.

Burada akıl karışacak bir şey yok.

Arsa sizin, ev sizin ama devlet yıkım kararı veriyor, neden?

Evet durum aynen öyle. Kendi tapulu yerimize kendi imkanlarımız ile devletimize hiçbir şekilde yük olmadan yaptığımız yuvalarımız belediyeler tarafından ruhsata aykırı diye ya da ruhsatı yok diye iki kepçe darbesi ile yıkılıyor. Kimse demiyor ki sizler niye ruhsat almadınız? Bizler belediyelerin kapısını bu konuda çaldık. Ama belediyeler türlü bahaneler gösterip bizlere ruhsat vermedi.

 Köyleriniz mahalleye dönerken size soruldu mu? Bu kararı kim neye göre verdi?

Kimse gelip bunu sormadı. Bir duyduk ki köyümüz artık mahalle olmuş. İlk baştan hizmet gelecek diye çok sevindik. Ama bu yasa ile hizmetten çok daha çok eziyet geldi. Yaklaşık 10 sene geçmesine rağmen köylerin birçoğunda hala kanalizasyon hizmeti yok, hala asfaltlama yok, hala köylere belediyeler tarafından toplu taşıma yok, hala otobüs durakları yok, hala sağlık ocağı yok, hala okul yok (taşımalı okul var), hala İMAR PLANLARI yok, köylerde hala mobil şebekeler çok yetersiz. Bunlar saymakla bitmez. Ama bunların içlerinde en acısı da evlerimizin yıkılması. İşte bu telafisi olmayan bir durum ve biran önce bu sorun çözülmeli.

Bugün sizlerin yaşadığı mağduriyeti yarın köyünde hayvan besleyen tarım yapan köylünün yaşamayacağının garantisi var mı? Kriterleri kim neye göre belirliyor?

Şuanda köylerde hayvan beslemek, hayvancılık yapmak, tarım ile ilgilenmek de gayet güç duruma geldi. Hayvan beslemek için köyün dışında bir yerde damınızı yapmanız gerekiyor çünkü köyün içinde ahırınız varsa diğer sakinler sizi şikayet ediyor, şikayet sonrası da uyarı ve yaptırımlar başlıyor. Köylünün kendi tarlasını ekip biçmesi de maalesef çok güç artık. Köyde bunu yapması için evi olmalı, tarım aletlerini muhafaza edeceği yeri olmalı.

 

İmar barışı nedir? 2023 imar affı ne zaman çıkacak? İşte 2023 imar barışı gelişmeleri - Finans haberlerinin doğru adresi - Mynet Finans Haber

Kısaca kendi yerinize 2 göz yapı yaptığınızda hemen mühürleniyor ve yıkıma gidiyor daha da kötüsü vatan haini gibi mahkemelerde yargılanıyorsunuz, hapis cezaları alıyorsunuz.  Ayrıca cezaları ödemek, yıkım sonrası molozları taşıma ücretini ödemek, yıkım ücretini ödemekte yine mağdur vatandaşın görevi(!)

Bir sabah uyandığınızda köyünüz mahalle oluyor ve siz hizmet beklerken türlü yaptırımlarla uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Kriterleri kimler neye göre koyuyor bilmiyorum ama bence köyler köy statüsünde kalmalı, siz devlet olarak hizmet vermek zorundasınız zaten.

 Mağdur kaç aile var?

Bakanlığın zamanında açıkladığı rakamları ele alırsak ve günümüzde güncel yapıları da düşünürsek 10 Milyon bağımsız birimden bahsediyoruz. Bu da 3 kişilik bir aileden 30 Milyon vatandaş ediyor.

 Siyasilere ulaşabildiniz mi? Konuya nasıl yaklaştılar?

İktidar ya da muhalefet birçok siyasetçi ile bu konu görüşüldü, yaşanılan sorunlar aktarıldı. Bizleri dinlediklerinde hak verseler de şuanda geldiğimiz noktada hala çözüm olmaması, hala cezaların kesilmesi, hala yıkım tebligatlarının yapılması, vatandaşın evinin başına yıkılması gösteriyor ki bizleri çok da ciddiye almamışlar. Oysaki bu konu sadece yapı konusu değil. Çıkmaza düşen vatandaş intihar ediyor, aile içi kavgalar başlıyor. Sadece barınma sorununu çözmek isteyen bizlerin çocukları; tebligat, mahkeme, yıkım, hapis gibi kavramlarla çok küçük yaşlarda tanışıyor.

Devletten beklentiniz nedir? Sizce çözüm nasıl olmalı? Çözüm elde edebilmek için neler yaptınız? 

Devletimiz şuanda mevcut ne kadar yapı stoğu olduğunu net bilmiyor. Öncelikle yapı stok miktarını belirlemeli daha sonra bunların ne kadarı sağlam ve güvenli, ne kadarı güvensiz tespit etmeli. Bu da çıkartılacak yeni bir yasal düzenleme ile mümkün olacaktır. Hem bu şekilde yapı stok miktarını ve kalitesini öğrenmiş olur hem de hazineye katkı sağlamış olur. Bu arada belediyeler de bütçelerine ek gelir sağlamış olurlar.

Konunun özü, bizler kendi tapulu yerinde yer alan yapılarımızın kayıt altına alınmasını istiyoruz. Bunu yaparken sadece güncel olmayan uydu fotoğraflarına bakarak değil, yerinde tespitler ile yapılmasını istiyoruz.

İMAR AFFI/BARIŞI SON DURUM: 2022 İmar affı geldi mi, ne zaman çıkacak, hangi yapılarda geçerli olacak? Yasa teklifi sunuldu! -

Bundan sonra da bu tarz yapılaşmaların olmaması için 3194 Sayılı imar kanunu, tarım imar kanunları güncellenmeli, tip projeler geliştirilmeli, yeni imarlı bölgeler açılmalı ve en önemlisi vatandaşa kolaylıklar sağlanmalı.

Böylelikle vatandaş yıllarca başını ağrıtacak kaçak yapıya değil ruhsatlı yapılara yönlenir.

Neden dernekleştiniz? ın iş ve eğitim durumlarında ne gibi farklılıklar var?

Bizler bu konunun uzmanlarına, muhataplarına ulaşabilmek, derdimizi anlatabilmek, adına dernek oluşumuna gittik. Mağdur kesim olarak işçi emeklisi, kamu emeklisi, polisi, doktoru, mühendisi toplumun her kesiminden vatandaş var diyebiliriz.

Toplumsal sorun haline dönüşen, aile birliğine ve huzuruna zarar veren, vatandaşın uykusunu kaçıran, ruh sağlığını bozan bu sorunun biran önce çözüme kavuşması gerekmektedir.

Sosyal medya çalışmalarında beklediğiniz ilgiyi görüyor musunuz? Kendi isimlerinizle hesap açıp açıkça mağduriyetlerinizi dile getirebiliyor musunuz?

ımızın çoğu sosyal medyaya yabancı olmasına rağmen seslerini duyurmak için mecburen hayatlarına almak zorunda kaldı. Özellikle twiterda yaptığımız çalışmalarla günden güne farklı kesimlerinde ilgisini çekmeye başladık.

Mağdurlar kendi isimleri ile hesap açamaktan çekiniyorlar çünkü kimlikleri tespit edildiğin de yıkım listesinin en başında yer alıyorlar.

Yeri gelmişken Türkiyenin Sesi Partisi Genel Başkanı Sayın Ayhan Bilgen ve Saadet Partisi Grup Başkanı Sayın Selçuk Özdağ'a sohbet odamıza farklı günlerde konuk olarak katıldıkları, bizlerin derdini dinledikleri için ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum ve umarım bu sorun bir an önce çözülür.

 

Yorumlar

  1. Sema sema dedi ki:

    Kamu zararı olmadan kendi arsamıza depreme dayanikli evlerimize ruhsat istiyoruz.rant peşinde değiliz bahçeli evimizde huzurla oturmak istiyoruz.

  2. Hatice Sultan dedi ki:

    5 çocuk Annesiyim 50 yaşındayım köyümde tapulu mülkümdeki 2 göz evim için yıkım kararı çıktı Hapisle yargılanıyorum Ömrümde karakol yüzü görmemiş bir kadın olarak yaşadığım acıyı tarif edemem

  3. Zeynep dedi ki:

    Okadar haklısınız ki bizim söylemek isteyipte söyleyemediğimiz sesimizi duyuramadigimiz sesimiz olmuşsunuz inşallah yetkililer duyar da artık bu duruma son verirler yeter artık zaten zor dönemlerden geçiyorken insanlar birde başını sokacak ev yapmış kendi arsasina diye bu sıkıntıları devletimizin bize yaşatması çok üzücü

  4. İbrahim dedi ki:

    Allah sizden razı olsun bizlerin sesi oldunuz bizler rantçı değiliz köyümüzde kendi tapulu arazimize barınmak için mustakil evler yaptık başımıza gelmeyen kalmadı cezalar yıkımlar hapis cezaları ağır para cezaları inşallah çözüme kavuşur!!