Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koruyucu aile modeliyle yıllar önce tanışan Mustafa ve Süheyla Uludağ çifti, doğuştan engelli iki kızlarını kaybettikten sonra devlet korumasındaki yüzde 100 engelli Recep’e yuvalarını açtı. Çift, yaklaşık 12 yıldır Recep’i öz evlatlarından ayırmadan büyütüyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koruyucu aile modeliyle yıllar önce tanışan Mustafa ve Süheyla Uludağ çifti, doğuştan engelli iki kızlarını kaybettikten sonra devlet korumasındaki yüzde 100 engelli Recep’e yuvalarını açtı. Çift, yaklaşık 12 yıldır Recep’i öz evlatlarından ayırmadan büyütüyor.
Eğirdir‘de yaşayan Mustafa ve Süheyla Uludağ çifti, doğuştan engelli iki kız çocuklarını farklı yıllarda kaybetmenin acısını yaşadı. Hayatlarının en zor dönemlerinden geçen çift, yıllar sonra koruyucu aile modeli sayesinde yeniden umut buldu.
İlk olarak bir çocuğa yuvalarını açan Uludağ çifti, daha sonra devlet korumasındaki doğuştan görme engelli, yatağa bağımlı ve konuşamayan Recep’i tanıdı. Henüz 2 yaşındayken ailelerine katılan Recep, bugün yaklaşık 12 yıldır sevgi dolu bir aile ortamında yaşamını sürdürüyor.
Koruyucu anne Süheyla Uludağ, iki kızını kaybettikten sonra uzun süre toparlanamadıklarını belirterek koruyucu aile olmanın hayatlarını değiştirdiğini söyledi.
Recep’i ilk gördüğü an aralarında güçlü bir bağ oluştuğunu ifade eden Uludağ, şunları söyledi:
“Gidip onu gördüm. İlk gördüğüm anda bırakmayı hiç düşünmedim. O günden bu yana 12 yıldır birlikteyiz.”
Recep’in konuşamadığını ve göremediğini anlatan Süheyla Uludağ, aralarındaki sevgi bağının her şeyden güçlü olduğunu dile getirdi.
“O beni hissediyor, ben de onu hissediyorum” diyen Uludağ, Recep’in kendisi için artık hayatının en önemli parçası olduğunu belirtti.
“Onu sevdiğim zaman bana gülümsüyor. Kucağıma gelmek istediğini anlayabiliyorum. Recep benim bundan sonraki dünyam.” ifadelerini kullandı.
Koruyucu aile olmanın yalnızca bir çocuğun hayatını değiştirmediğini vurgulayan Süheyla Uludağ, daha fazla ailenin bu sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“Koruyucu aile olmak çok güzel bir duygu. Böyle çocuklara kapınızı açtığınızda evinize huzur ve bereket geliyor.” dedi.
Mustafa Uludağ da ağır engelli kızlarını kaybettikten sonra psikolojik olarak zor günler yaşadıklarını anlattı.
Recep’in zamanla ailelerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Uludağ, koruyucu aile olmayı hiçbir zaman maddi beklentiyle yapmadıklarını ifade etti.
“Recep artık öz evladımızdan hiçbir farkı olmayan bir evladımız oldu. Manevi olarak büyük huzur bulduk.” diye konuştu.
Selim Köse ise koruyucu aile modelinin çocukların sevgi dolu bir aile ortamında büyümesine önemli katkı sunduğunu söyledi.
Köse’nin verdiği bilgiye göre Isparta’da bugün 113 koruyucu aile yanında 126 çocuk bulunuyor. Bu çocukların 21’i özel gereksinimli bireylerden oluşuyor.
İl Müdürlüğü, daha fazla çocuğun sıcak bir aile ortamına kavuşması için koruyucu aile çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Kaynak: HABER MERKEZİ