DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İstanbul’da düzenlenen “Suriçi İstanbul Buluşmaları” programında yaptığı açıklamalarda, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin Türkiye açısından çok boyutlu riskler taşıdığını söyledi. Babacan, İsrail-ABD-İran hattında derinleşen çatışmaların yalnızca dış politika meselesi olmadığını, aynı zamanda güvenlik, ekonomi ve toplumsal istikrarı da etkileyebileceğini belirtti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İstanbul’da düzenlenen “Suriçi İstanbul Buluşmaları” programında yaptığı açıklamalarda, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin Türkiye açısından çok boyutlu riskler taşıdığını söyledi. Babacan, İsrail-ABD-İran hattında derinleşen çatışmaların yalnızca dış politika meselesi olmadığını, aynı zamanda güvenlik, ekonomi ve toplumsal istikrarı da etkileyebileceğini belirtti.
Konuşmasında bölgedeki çatışma alanlarının genişlediğine dikkat çeken Babacan, kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı, güneyde Gazze’deki gelişmeler ve doğuda İran merkezli gerilimle birlikte Türkiye’nin çevresinde çok katmanlı bir kriz ortamı oluştuğunu ifade etti. Bu tabloyu “çember daralıyor” sözleriyle özetleyen Babacan, Türkiye’nin iç meselelerini ertelemeden çözmesi gerektiğini vurguladı.
Babacan, Türkiye, İran, Mısır ve Suudi Arabistan’ın ortak ve net bir duruş sergilemesi halinde bölgedeki dış müdahalelerin etkisinin azalabileceğini savundu. Bölgedeki çatışmaların temel nedenleri çözülmeden kalıcı barışın mümkün olmayacağını ifade eden Babacan, geçici ateşkeslerin uzun vadeli çözüm üretmeyeceğini dile getirdi.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, esnaf, çiftçi ve sanayicinin ciddi bir borç yükü altında olduğunu belirtti. Vergi ve sigorta borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade eden Babacan, en az bir yıl ödemesiz ve uzun vadeli planlamalar yapılmasını önerdi.
Türkiye ekonomisinin dış finansmana değil, güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Babacan, hukuk ve adalet alanındaki eksikliklerin yatırım ve üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. “Ekonomi sadece para politikasıyla düzelmez” diyen Babacan, kurallara dayalı yönetim anlayışının önemine dikkat çekti.
Babacan, mevcut ekonomik koşullara rağmen Türkiye’nin IMF desteğine ihtiyaç duymadığını belirterek, ülkenin yeterli insan ve finansal kaynağa sahip olduğunu ifade etti. Ancak bu kaynakların etkin kullanılabilmesi için güven ortamının yeniden tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye” sürecine destek verdiklerini de ifade eden Babacan, önümüzdeki dönemin kritik olduğunu söyledi. Türkiye’nin daha zorlu koşullara hazırlıklı olması için toplumsal birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Babacan, farklı kimliklerin ortak bir zeminde buluşmasının önemine vurgu yaptı.
Babacan, konuşmasının ardından yaptığı değerlendirmede ise mevcut siyasi sistemin ittifakları zorunlu hale getirdiğini belirtti. Yüzde 50+1 seçim sistemi nedeniyle siyasi partilerin seçim öncesinde iş birliklerine yöneldiğini ifade eden Babacan, bunun mevcut sistemin doğal sonucu olduğunu söyledi.
Babacan’ın açıklamaları, hem bölgesel gelişmeler hem de Türkiye’nin iç dinamiklerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme olarak öne çıktı.
Kaynak: HABER MERKEZİ