DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Almanya’da katıldığı konferansta Kürt sorunu ve demokrasi vurgusu yaparak, “Ekrem İmamoğlu’nun hapiste olduğu bir yerde demokrasiden söz edilemez” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Almanya’nın Augsburg kentinde düzenlenen Demokrasi, Adalet, Toplumsal Barış Konferansı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’deki siyasi sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın geçtiğimiz yıl yaptığı çağrıya atıfta bulunarak, Türkiye’de yeni bir sürecin başladığını ifade etti. Türkiye’de uzun yıllardır birçok toplumsal kesimin “terör” parantezine alınarak baskılandığını savunan Hatimoğulları, bu anlayışın değişmesi gerektiğini vurguladı.
Hatimoğulları, Kürt özgürlük hareketinin uzun yıllara dayanan mücadelesine işaret ederek, artık siyasi, demokratik ve hukuki bir aşamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Bu sürecin yalnızca Kürt halkını değil, Türkiye’deki genel demokrasi mücadelesini de doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
Söz konusu sürecin, devletin “terör” tanımı üzerinden yürüttüğü baskı mekanizmalarını zayıflatacağını ifade eden Hatimoğulları, uluslararası ve yerel tüm demokratik güçlerin bu süreci desteklemesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engelin Kürt sorunu olduğunu söyleyen Hatimoğulları, bu sorunun çözülmesiyle birlikte demokrasi mücadelesinin güç kazanacağını belirtti.
Hatimoğulları, süreci yalnızca iktidarla değil muhalefet partileriyle birlikte yürüttüklerini ifade etti.
Konuşmasında Ekrem İmamoğlu’na da değinen Hatimoğulları, dikkat çeken ifadeler kullandı.
“Ekrem İmamoğlu’nun hapishanede olduğu bir yerde demokrasiden bahsedemeyiz” diyen Hatimoğulları, Türkiye’de seçilmiş siyasetçilere yönelik operasyonları eleştirdi.
DEM Parti’ye yönelik kayyım atamaları ve muhalefet belediyelerine yönelik operasyonları da hatırlatan Hatimoğulları, cezaevlerinde çok sayıda siyasi tutuklu bulunduğunu söyledi.
Hatimoğulları, “Barış demokrasiyle gelir. Demokratikleşme sağlanmadan kalıcı bir barış mümkün değildir” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı.