Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Gazeteci ve yazar Cüneyt Alphan, yeni kitabı “Türk Tarihinin Kayıp Yılları ve Kürdistan” ile tarih, Kürt meselesi, Ortadoğu politikaları ve insan hakları üzerine dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Diyarbakırlı gazeteci-yazar Cüneyt Alphan’ın yeni kitabı “Türk Tarihinin Kayıp Yılları ve Kürdistan”, Jînda Yayınları tarafından yayımlandı. Eser, Kürt meselesi, Ortadoğu tarihi, toplumsal hafıza ve insan hakları ekseninde tartışmalı tezler ve tarihsel değerlendirmeler içeriyor.
Alphan, kitabına ilişkin yaptığı açıklamada kendisini herhangi bir ideoloji, parti, cemaat ya da yapıya bağlı görmediğini vurgulayarak “herkesin ortak vicdanı olma” iddiasını dile getirdi.
“Ben herkese aitim ama hiçbir yapıya ait değilim” diyen Alphan, toplumda gazeteci ve yazarların bir kimlik blokuna dahil edilme baskısının yanlış olduğunu ifade etti.
Alphan açıklamasında, mağduriyet karşısında etnik, dini veya ideolojik ayrım gözetmediğini belirterek şunları söyledi:
“Mağdur insanın etnik, inanç, mezhep ve yaşam tercihlerine bakmam; sadece insan olduğuna bakarım.”
28 Şubat süreci sonrası çeşitli hak kayıpları yaşadığını ve tehditler aldığını da belirten yazar, buna rağmen düşüncelerinden taviz vermediğini ifade etti.
Kitapta Kürtlerin tarihsel süreçteki konumu, Mezopotamya coğrafyasındaki varlığı ve Osmanlı ile Cumhuriyet dönemindeki ilişkiler geniş bir perspektifle ele alınıyor.
Alphan, tarih boyunca halkların egemenlik mücadeleleri ve kimlik çatışmalarına dikkat çekerek, özellikle Kürtlerin tarihsel süreçte yaşadığı sorunlara değiniyor.
Eserde ayrıca Ortadoğu’da emperyal güçlerin etkisi, tarih yazımındaki iddialar ve bölgesel çatışmaların arka planı da tartışılıyor.
Alphan, insanlık tarihinin çoğu zaman savaş, egemenlik ve kimlik mücadeleleri üzerinden şekillendiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Tarihte yaşamak ve var olmak, yok olmaktan daha zordur.”
Kürtlerin tarihsel süreçte birçok zorlukla karşılaştığını ifade eden Alphan, Mezopotamya coğrafyasındaki halkların kültürel ve sosyal mirasına dikkat çekti.
Kaynak: Munzur Abuzer Elaltunterin