Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları, İran merkezli artan gerilimi görüşmek üzere İslamabad’da bir araya geldi. Zirve sonrası yapılan ortak açıklamada, bölgenin kaosa sürüklenmemesi için acil diplomasi çağrısı yapıldı.
Pakistan’ın başkenti İslamabad’da düzenlenen dörtlü zirvede, Orta Doğu’da İran eksenli artan askeri gerilim masaya yatırıldı. Toplantıya Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanları katıldı.
Zirve sonrası yayımlanan ortak bildiride, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik kanalların hızla devreye sokulması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, mevcut gerilimin kontrol altına alınamaması halinde bölgenin “genel bir kaosa” sürüklenebileceği uyarısı yapıldı.
Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri, artan gerilimin küresel ekonomi üzerindeki etkileri oldu. Bakanlar; deniz taşımacılığında yaşanan aksamalar, tedarik zincirlerindeki kırılmalar, gıda güvenliği riskleri ve enerji fiyatlarındaki sert yükselişin ciddi tehdit oluşturduğu konusunda görüş birliğine vardı.
Yetkililer, özellikle enerji piyasalarındaki dalgalanmaların küresel enflasyonu tetikleyebileceğine dikkat çekti.
Zirvede, ABD ile İran arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlatılması gerektiği vurgulandı. Katılımcı ülkeler, gerilimin düşürülmesi için diyalog dışında bir çözüm yolu bulunmadığını ifade etti.
Mısır tarafı, bölge ülkelerinin egemenliğini koruyacak kolektif bir güvenlik mekanizmasının oluşturulması çağrısını yineledi.
Pakistan Dışişleri Bakanı, zirve kapsamında İranlı mevkidaşı ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu. Görüşmede, özellikle Körfez ülkelerine yönelik saldırıların durdurulması gerektiği vurgulandı.
Zirve çerçevesinde yapılan ikili temaslarda, Körfez ülkelerinin güvenliğine yönelik tehditler kınandı ve bölgesel dayanışma mesajı verildi.
Ayrıca Lübnan’daki gelişmeler de ele alınarak, ülkenin toprak bütünlüğünün korunması ve devlet kurumlarının güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Zirve, bölgesel gerilimin arttığı bir dönemde diplomasi trafiğinin hız kazanabileceğine işaret eden önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ