Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İran merkezli bölgesel gerilimlerin ekonomiye etkisi sürerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz piyasasını dengelemek için altın rezervlerini kullandığı iddia edildi. Ekonomist Uğur Gürses’in paylaştığı verilere göre, son haftalarda toplam 56 ton altın piyasaya sürüldü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz piyasasını dengelemek amacıyla altın rezervlerini kullandığı iddiası gündeme geldi. Ekonomist Uğur Gürses’in paylaştığı verilere göre, son haftalarda toplam 56 tonluk altın işlemi gerçekleştirildi.
Küresel piyasalarda artan jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezerv politikası yeniden tartışma konusu oldu. Son günlerde ortaya atılan iddialara göre TCMB, döviz piyasasındaki dalgalanmaları kontrol altına almak amacıyla altın rezervlerini aktif şekilde kullanıyor.
Ekonomist Uğur Gürses, TCMB’nin analitik bilançosu üzerinden yaptığı değerlendirmede, son haftalarda altın rezervlerinde önemli bir değişim yaşandığını öne sürdü. Gürses, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bayram öncesi dönemde yaklaşık 50 ton altının swap işlemiyle kullanıldığını ifade etti.
Gürses’in paylaştığı detaylara göre, 13 ve 20 Mart haftalarında toplam 35 ton altın swap işlemlerinde değerlendirilirken, 21 ton altın ise doğrudan satış yoluyla piyasaya verildi. Bu işlemler toplamda 56 tonluk bir altın hareketine işaret ediyor.
Uluslararası finans çevrelerinde de benzer değerlendirmeler yer aldı. Bloomberg tarafından yayımlanan analizde, TCMB’nin Londra piyasalarında altın karşılığı döviz swap işlemleri yürüttüğü iddia edildi.
JPMorgan Chase & Co. ekonomisti Fatih Akçelik’in raporuna göre, Türkiye’nin yaklaşık 135 milyar dolarlık altın rezervinin önemli bir bölümü yurtdışında tutuluyor. Bu rezervlerin bir kısmının Bank of England nezdinde bulunduğu ve gerektiğinde döviz likiditesi sağlamak amacıyla kullanılabildiği değerlendiriliyor.
Uzmanlar, altın rezervlerindeki bu hareketliliğin arkasında artan enerji maliyetleri ve döviz talebindeki yükselişin bulunduğunu belirtiyor. Özellikle petrol fiyatlarının küresel gelişmelerle birlikte yükselmesi, enerji ithalatçısı olan Türkiye’de maliyet baskısını artırıyor.
Bu durumun Türk Lirası üzerinde değer kaybı baskısı oluşturduğu, Merkez Bankası’nın ise piyasayı dengelemek amacıyla farklı araçlara başvurduğu ifade ediliyor.
Piyasalarda konuşulan bir diğer iddia ise TCMB’nin döviz likiditesi sağlamak için ABD Hazine tahvillerinde satış yaptığı yönünde. Uluslararası kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, son haftalarda milyarlarca dolarlık tahvilin elden çıkarıldığı öne sürülüyor.
İç piyasada dövize olan talebin arttığı gözlenirken, özellikle Kapalıçarşı da döviz işlemlerinin bankalararası kura kıyasla daha yüksek seviyelerden gerçekleşmesi dikkat çekiyor.
Ekonomistler, mevcut tabloyu değerlendirirken önümüzdeki dönemde para politikasında ek sıkılaşma adımlarının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Faiz artışı beklentilerinin de piyasalarda güçlü şekilde fiyatlandığı ifade ediliyor.
Altın rezervleri, döviz kuru ve faiz politikalarına ilişkin gelişmeler, hem iç hem de dış yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Önümüzdeki süreçte TCMB’nin atacağı adımların, piyasalardaki yönü belirlemesi bekleniyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ