Irak’ta 1980’li yılların sonlarında Baas rejimi tarafından yürütülen ve “Enfal Operasyonu” olarak adlandırılan süreç, Kürt halkına yönelik geniş çaplı askeri operasyonlar, köy yıkımları, zorunlu göçler ve ağır insan hakları ihlalleriyle hatırlanıyor. Operasyonun yıl dönümünde, yaşananların bıraktığı derin izler yeniden gündeme taşınıyor.
Çeşitli tarihsel kaynaklara ve insan hakları değerlendirmelerine göre Enfal sürecinde on binlerce sivil hayatını kaybetti, yaklaşık 180 bin Kürt zorla yerinden edildi ve binlerce köy tamamen yok edildi. Operasyonun yalnızca askeri bir harekât değil, aynı zamanda sistematik bir toplumsal yıkım süreci olduğu ifade ediliyor.
Köyler yok edildi, nüfus zorla yerinden edildi
Enfal Operasyonu boyunca özellikle Irak’ın kuzeyindeki Kürt yerleşimlerinin hedef alındığı belirtiliyor. 4 bin 500’den fazla köyün yıkıldığı, çok sayıda ilçenin ağır tahribata uğradığı ve halkın zorla Irak’ın farklı bölgelerine sürgün edildiği aktarılıyor.
Süreç boyunca sadece yerleşim alanları değil, tarım arazileri, altyapı ve kültürel yapılar da büyük zarar gördü. Operasyonun bazı bölgelerde demografik yapıyı değiştirmeye yönelik sonuçlar doğurduğu da iddialar arasında yer alıyor.
Halepçe saldırısı sürecin en ağır sembolü oldu
Enfal Operasyonu ile birlikte anılan en sarsıcı olaylardan biri de 16 Mart 1988’de Halepçe’de gerçekleşen kimyasal saldırı oldu. Saldırıda binlerce sivilin yaşamını yitirdiği, çok sayıda kişinin ise kalıcı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı biliniyor. Bu olay, Enfal sürecinin en ağır insani sonuçlarından biri olarak kabul ediliyor.
8 aşamalı askeri plan
Enfal Operasyonu’nun farklı bölgeleri kapsayan 8 aşamalı bir plan çerçevesinde yürütüldüğü belirtiliyor. Süleymaniye, Germiyan, Erbil ve Duhok hattı başta olmak üzere birçok bölgenin hedef alındığı bu süreçte, kara harekâtları, hava bombardımanları ve zorunlu tahliyelerin eş zamanlı yürütüldüğü ifade ediliyor.
Operasyonun 1988 yılında yoğunlaştığı ve 1989’a kadar farklı aşamalarla devam ettiği aktarılıyor. Bu süreçte köylerin boşaltılması, halkın toplu şekilde yer değiştirmesi ve geniş çaplı yıkımlar yaşandı.
“Kimyasal Ali” olarak bilinen komuta dönemi
Operasyonların sahadaki uygulayıcılarından biri olarak gösterilen Ali Hasan el-Mecid, sert yöntemleri ve kimyasal silah iddiaları nedeniyle “Kimyasal Ali” olarak anılıyor. Bölgede uygulanan politikaların, Kürt nüfusu kontrol altına alma ve direnişi bastırma amacı taşıdığı ifade ediliyor.
Kolektif hafızada silinmeyen iz
Enfal Operasyonu’nun yıl dönümü, Kürt halkı için yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda büyük bir acının yeniden hatırlandığı bir dönem olarak görülüyor. Yaşanan kayıplar, zorunlu göçler ve yıkımlar, bölge halkının kolektif hafızasında derin bir iz bırakmış durumda.
Aradan geçen yıllara rağmen Enfal süreci, hem bölgesel hem de uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam eden, insanlık tarihinin en ağır trajedilerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Sonuç
Enfal Operasyonu’nun yıl dönümünde yapılan anmalar, yaşananların unutulmaması ve benzer insani felaketlerin bir daha yaşanmaması açısından önem taşıyor. Kürt halkı için bu süreç, sadece geçmişte kalmış bir olay değil; etkileri bugün de hissedilen bir tarihsel travma olarak varlığını sürdürüyor.