Neden, neden, neden vurduk birbirimizi.

Yayınlama: 23.03.2022
631
A+
A-
Express Haber Genel Yayın Yönetmeni

Geçtiğimiz hafta sonu Adana da Alpaslan Kuytul’un kurucusu ve öncüsü olduğu Furkan Vakfı üyeleri tarafından düzenlenen eyleme polisin sert müdahalesi gündem oldu. Görüntüler adete içler acısıydı. Polislerin kadın, erkek ayırt etmeden çoluk çocuk demeden herkesin gözü önünde yaptığı işkenceyi andıran görüntüler ülkenin gündemi oldu. Tabi bu yaşananlar iktidarın gündemi olmadı orası da ayrı bir konu.
Furkan Vakfı üyeleri ceza evinde olan 8 üyeleri için Adana’da bu hafta sonu bir eylem düzenledi. Valilikten izin için girişimler de bulunulmuş anca valilik Nevruz kutlamaları nedeniyle eylem için izin vermemişti. Alpaslan Kuytul konuya ilişkin yaptığı acıkmalar da bunun detaylarına yer vermişti zaten. Oysa Furkan Vakfı üyeleri 2018 yılından beri sürekli eylem içeresindeler, bu onların ilk eylemi değil ve daha önce de polis müdahalesiyle karşılaştılar ama böylesine sert ve öfke dolu değildi! Ama bu hafta sonu yapılan eylem de polis sınırı ciddi bir şekilde aştı ve ortaya içler acısı görüntüler çıktı.
Alpaslan Kuytul, 15 Temmuz’dan sonra iktidara yönelik sert eleştirileri sonucunda adeta iktidarın hasmı oldu ve sürekli iktidarın sopası hep tepelerinde oldu. 2018 yılında göz altına alınıp akabinde tutuklanan Alpaslan Kuytul FETÖ, PKK ve birçok yapı ile ilişkisi olduğu iddiası ortaya batıldı ve 22 aylık tutukluluğunun ardından 5 Aralık 2019 tarihinde serbest bırakıldı ve hakkındaki “örgüt üyeliği” suçlamasından beraat etti. Alparslan Kuytul’un kurucu başkanlığını yürüttüğü Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’na, 2 Şubat 2018 tarihinde kayyum atandı. O günden sonra Furkan Vakfı’nın ve Alpaslan Kuytul’un tüm çalışmalarına iktidar tarafından ambargo uygulandı. Konferanslara izin verilmedi, basın açıklamalına izin verilmedi, eylemlerine izin verilmedi. Ama Furkan Vakfı üyeleri davalarından vaz geçmedi ve sürekli eylem halinde oldular. Bu cemaat seçimler de bugüne kadar hiçbir partiyi desteklememiş ve oy verme konusunda fikir ve düşünceleri de net bir şekilde beyan etmişlerdir.
Furkan Vakfı gibi Türkiye’de sayısı neredeyse yüzleri bulan İslami ve İslami olmayan yapılar var. Bu yapılan kendilerince fikir ve düşüncelerini savunan çalışmalar yapmaktalar. Bunların bir kısmı yasal bir kısmı ise yasal olmayan yollardan çalışmalarını sürdürüyorlar. Furkan Vakfı ise 1994 yılından beri çalışmalarını yasal olarak sürdüren İslami bir cemaat olarak biliyor. Adana, Mersin ve Hatay bölgesinden başlayan Türkiye geneline yayılmışlar.
Geçtiğimiz hafta sonu Adana’daki eylem için Alpaslan Kuytul ‘’Yasal hakkımızı kullanmak istedik.’’ Diyerek acıkmalar da bulundu. Bahsettiği yasal hak, Anayasnın34.Maddesin de geçen,’’ Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.’’ Bu maddeye bakılırsa kendileri yasal haklarını kullanmak istemeleri gayet normal görünüyor. Valilik izinsiz gösteri yapıldığı gerekçesiyle eyleme müdahale ediyor ve yapılan müdahale sonucunda özellikle çarşaflı fiziki hiçbir saldırı içerisinde olmayan kadınlara yönelik adeta işkence edilircesine polis tarafından cop ile müdahale ediliyor, bu da yetmiyor diğer üyeler de aynı şekilde hunharca işkence edilircesine cop ile dövülüyor. Bu görüntülere bakıldığında güvenlik güçlerinin çok aşırı şekilde orantısız şiddet uyguladığı ortada! Konuya ilişkin sayın Süleyman Soylu ’da açıklama yaparak orantısız şiddeti kabul etti ve konuya ilişkin Adana Valiliğince soruşturma başlatıldığını söyledi. Furkan Vakfı üyeleri tarafından yapılan açıklamalara göre bu saldırı sonucunda 500 kadar kişinin darp edildiğine dair bilgi verildi.
Olayı özetleyecek olursak Furkan Vakfı üyeleri yasal hakkımızı kullanmak istiyoruz diyerek eylem yapıyor. Adana Emniyetine ait polisler ise aldıkları emir gereği müdahale ediyor. Buraya kadar aslında bir sorun görülmüyor. Müdahale eden polisler de netice de görevleri gereği aldıkları emiri yerine getirmekle sorumlu kişiler. Burada sorun yapılan müdahalenin dozu.
Sahi neden? Bu kin, bu öfke neden?
Orada insanlar yasal haklarını kullanmak istediler bıraksaydınız yapsaydılar açıklamalarını!
Madem müdahale edilecekse neden biber gazı, cop ve işkence ile müdahale ediliyor?
Eğer bu insanlar bir suç işlemişse zaten elinizde tüm bilgileri mevcut istediğinizi gider evinden yatağından alırsınız!
Elinde hiçbir tehdit unsuru olmayan masum bir kadına, üzerinde üniforması olan türbanlı başka bir kadın tarafından cop ilse saldırılıyor! Bu kabul edilemez bir durum! Üstelik saldırıyı yapanda türbanlı!
Bu insanlar sizi cinnet geçirtecek kadar ne yatı acaba? Varsa elinizde sağlam bir delil ve görüntü paylaşın da bize görelim!
Furkan Vakfı ve Alpaslan Kuytul ile aynı görüş ve fikirlere sahip değiliz Ortak noktamız Müslüman olmamız. Bende bir Müslüman olarak benim gibi Müslüman olan kardeşlerimize yapılan bu çirkin saldırıyı kınıyorum! Eğer varsa bir suçları ve bunun için varsa elinizde deliller kendilerini yargılayabilirsiniz! Ama elinizde delil yoksa onlara zulmedemezsiniz bu kanuna aykırıdır!
Bu yaşananlardan sonra aklıma İslami bir müzik gurubu olan Grup Kardeşlik Çağrısının bir eseri geldi. Eser de ‘’ Neden, neden, neden vurduk birbirimizi.’’ Diyordu sahi neden vurduk birbirimizi?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.