Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
7538 sayılı Kanun’la emeklilik hakları bir gecede silinen engelliler, SGK’nın insafsız kriterleri ve AYM’nin 18 aylık derin sessizliği karşısında adeta yaşam savaşı veriyor.
Türkiye’de “Sosyal Devlet” kavramı kâğıt üstündeki süslü cümlelerden ibaret kalırken, engelli ve ağır kronik hastalar tarihin en acımasız bürokratik kıyımıyla karşı karşıya bırakılıyor. 15 Ocak 2025’te yürürlüğe sokulan 7538 sayılı Kanun, engellilerin yıllardır anayasal güvence altında olan vergi indirimi yoluyla emeklilik hakkını tek maddede yok etti. Tüm kararı SGK Sağlık Kurulu’nun kapalı kapılar arkasındaki insafına devreden bu düzenleme, ağır hastalıklara sahip binlerce engelli yurttaş için tam anlamıyla bir insani krize dönüştü.
Mevcut sistemin sergilediği en büyük vicdansızlık; Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) kendi devletinin yetkili sağlık kurumlarını hiçe saymasıdır. Sağlık Bakanlığı’na bağlı heyetlerden alınan onaylı, kaşeli engelli raporları SGK koridorlarında “Bizim kriterlerimize uymuyor, bizi bağlamaz” denilerek tek kalemde reddediliyor.
Bu keyfî tutum yüzünden ret oranları akılalmaz boyutlara ulaştı:
İlk Başvuru Ret Oranı: SGK’ya yapılan başvurularda ret oranı %97,6‘ya fırladı.
İtiraz Kurulu Ret Oranı: Yüksek Sağlık Kurulu’na yapılan itirazlarda dahi ret oranı %93,2 olarak gerçekleşti.
Haftada üç gün diyaliz makinesine girmek zorunda olan, organ kaybı bulunan, ağır kanser tedavisi gören ya da epilepsi ve kalp yetmezliğiyle boğuşan yurttaşlar, “Çalışma gücünü yeterince kaybetmemişsin” denilerek hiçbir koruyucu hüküm olmaksızın 60 yaşına kadar çalışmaya mahkûm ediliyor. Yaşam mücadelesi veren hastalar, hastalıklarının yanında bir de bürokrasinin ürettiği bu ağır mağduriyetle eziliyor.
Sistemin getirdiği bu yıkım ve vurdumduymazlık karşısında pes etmeyen mağdurlar, Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED) çatısı altında kenetlenerek tarihi bir hak arama mücadelesi başlattı. Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) 7538 sayılı Kanun’un iptali istemiyle açılan (E.2025/78) davada 18 aydır hiçbir karar verilmemesi ve dosyanın raflarda çürümeye terk edilmesi engellilerin sabrını taşırdı.
EMED önderliğinde örgütlenen engelli yurttaşlar, “Bir mektup bir ses, 1000 mektup güçlü bir çağrı!” sloganıyla AYM’ye adalet yağdırdı. Türkiye’nin dört bir yanından yükselen 1.000 adet ıslak imzalı dilekçe ve mektup Anayasa Mahkemesi’ne ulaştırıldı. Ancak Anayasa’nın sosyal hukuk devleti ilkesini korumakla görevli olan AYM’nin bu ağır insan hakları ihlali karşısında sessizliğini koruması, zamanla yarışan kronik hastaların yaşam mücadelesini her geçen gün daha da imkânsız hale getiriyor.
Kendi hastalıklarının ağır yükü altında ezilerken bir de ellerindeki hakları gasp edilen engelli bireyler, EMED çatısı altında seslerini duyurmaya kararlı. Raporları çöp sayan SGK’ya, kararları sümen altı eden ve mağduriyete göz yuman AYM’ye karşı engelliler haykırmaya devam ediyor: “Engellilik bir tercih değildir ama bu adaletsizlik açık bir tercihtir!”