Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasanın 2028 seçimlerinin ardından 2029’da hazırlanarak halkoyuna sunulmasının gerçekçi bir hedef olabileceğini söyledi. Uçum, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Ankara’da gazetecilerle bir araya gelerek yeni anayasa çalışmaları ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci hakkında değerlendirmelerde bulundu.
DHA’nın aktardığına göre Uçum, yeni anayasa tartışmalarının somut bir zemine taşınabileceğini belirterek, 2028 seçimlerinin ardından 2029 yılında yeni anayasanın hazırlanıp halkoyuna sunulmasının gerçekçi bir hedef olabileceğini ifade etti. Uçum, anayasa çalışmalarında halkın talep ve ihtiyaçlarının esas alınması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de 1982 Anayasası’nın kabulünden bu yana yeni anayasa ihtiyacının gündemde olduğunu savunan Uçum, 1987’den itibaren sivil ve yeni anayasa çalışmalarının çeşitli dönemlerde ele alındığını söyledi.
Yeni anayasa ihtiyacının yalnızca siyasi partilerin veya siyasi elitlerin gündemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Uçum, toplumun taleplerinin ve ihtiyaçlarının dikkate alınmasının önemine işaret etti.
Cumhur İttifakı’nın yanı sıra diğer siyasi partilerin de yeni anayasa hedefi bulunduğunu söyleyen Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim’de yaptığı konuşmanın ardından tartışmaların daha somut bir zemine taşınabileceğini dile getirdi.
Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin istemesi durumunda yeni anayasanın 28’inci yasama döneminde de hazırlanabileceğini belirterek, bu konuda kararın Meclis’e ait olduğunu ifade etti.
2028 seçimlerine kadar siyasi partilerin yeni anayasanın temel ilkeleri ve parametreleri üzerinde çalışabileceğini kaydeden Uçum, bu dönemde kapsamlı bir fikir birikimi oluşturulabileceğini ve anayasa teklifinin somutlaştırılabileceğini söyledi.
Uçum, 2028 seçimlerinin ardından yeni anayasanın hazırlanarak halkoyuna sunulmasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“2028’de yapılacak seçimden sonra da 2029’da yeni anayasanın artık yüksek bir mutabakatla yapılıp halkoyuna sunulması artık son derece gerçekçi bir hedefe dönüşebilir.”
Yeni anayasanın Meclis’te kaç milletvekilinin oyuyla kabul edilirse edilsin halkın onayına sunulacağını savunan Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni anayasa hedefinin 1 Ekim 2026 itibarıyla bir yapım süreci olarak başladığını öne sürdü.
Cumhurbaşkanının seçilme yeterliliği ve görev süresine ilişkin tartışmalara da değinen Uçum, incelediği anayasa taslaklarında iki dönem şartının korunmaya devam ettiğini söyledi.
Uçum, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında çıkarılan çerçeve yasaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 milletvekilinin kabulüyle yasalaştığını hatırlatan Uçum, sürecin sonraki aşamalarına ilişkin beklentilerini paylaştı.
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının 2026 yılı bitmeden ilan edilmesinin beklendiğini belirten Uçum, altı aylık süre içinde yapılması öngörülen çalışmaların da yılın ilk yarısı tamamlanmadan hayata geçirilmesinin beklentiler arasında olduğunu söyledi.
Uçum’un açıklamaları, barış sürecine ilişkin yasal düzenlemeler ve uygulama takviminin yanı sıra yeni anayasa tartışmalarının önümüzdeki dönemde nasıl ilerleyeceğine dair değerlendirmeleri de içerdi.
Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin soruları da yanıtlayan Mehmet Uçum, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Komisyonu’nun Öcalan’ı koordinatör olarak görevlendirebileceğini söyledi.
Böyle bir görevlendirmenin Öcalan’ın hükümlü statüsünü değiştirmeyeceğini ve infaz sürecini askıya almayacağını belirten Uçum, düzenlemenin devlet ve toplumla bütünleşme sürecinde üstlenilecek rol için gerekli çalışma koşullarının sağlanması anlamına geleceğini ifade etti.
Öcalan’ın görevini yerine getirebilmesi için bir çalışma alanı oluşturulabileceğini ve kendisine bir görev unvanı verilebileceğini belirten Uçum, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Sonuçta Öcalan bir görevi yerine getirmek için belli çalışma koşullarına ihtiyaç duymaktadır.”
Uçum’un açıklamalarında iki önemli başlık öne çıktı: Yeni anayasanın 2029’da halkoyuna sunulması ihtimali ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Öcalan’ın olası görevine ilişkin değerlendirmeler. Her iki başlığın da önümüzdeki dönemde siyasi gündemde tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.