Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
IŞİD’in 3 Ağustos 2014 tarihinde Ezidi nüfusun yoğun olarak yaşadığı Şengal’e yönelik başlattığı saldırının üzerinden 12 yıl geçti. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından “soykırım” olarak tanımlanan saldırılar, Ezidi toplumunun hafızasında derin izler bıraktı.
Saldırı sırasında bölgeyi korumakla görevli Peşmerge ve Irak güçlerinin geri çekilmesiyle siviller savunmasız kaldı. Binlerce Ezidi, Şengal Dağı’na sığınırken günlerce açlık, susuzluk ve kuşatma altında yaşam mücadelesi verdi.
Birleşmiş Milletler Suriye Araştırma Komisyonu, 2016 yılında yayımladığı “Onlar Yok Etmeye Geldiler” başlıklı raporda IŞİD’in Ezidilere yönelik eylemlerinin soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçu niteliği taşıdığını ortaya koydu.
IŞİD’in işlediği suçları araştıran UNITAD’ın çalışmaları da bu tespitleri destekledi.
Saldırılarda en az 5 bin Ezidi’nin yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Erkeklerin toplu infazlara maruz kaldığı, çok sayıda yaşlı kadın ve sivilin öldürüldüğü kaydedildi.
Yaklaşık 6 ila 7 bin kadın ve çocuk ise kaçırılarak köle pazarlarında satıldı. Kaçırılanların sistematik cinsel şiddet, işkence ve zorla din değiştirme uygulamalarına maruz bırakıldığı belgelendi.
Saldırılar nedeniyle yaklaşık 400 bin kişi yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kaldı. On binlerce Ezidi, Federe Kürdistan Bölgesi, Rojava ve farklı ülkelere sığınarak yaşamını yeniden kurmaya çalıştı.
Bugüne kadar bölgede 90’dan fazla toplu mezar tespit edilirken, binlerce kişinin akıbeti ise hâlâ bilinmiyor.
Saldırı sırasında oluşturulan insani koridorlar sayesinde binlerce sivilin hayatı kurtarıldı. Daha sonra Şengal’in IŞİD’den temizlenmesi sürecinde Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve kadın savunma güçleri önemli rol oynadı.
Aradan geçen yıllara rağmen Ezidi toplumu, kayıpların bulunması, toplu mezarların açılması ve soykırımın uluslararası alanda daha güçlü şekilde tanınması çağrılarını sürdürüyor.
Kaynak: HABER MERKEZİ