Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İstanbul’daki fon soruşturmasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Savcılık, Kaya hakkında tutuklama; eşi ve Gönül hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol talep etti.
İstanbul’daki fon soruşturmasında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül savcılık işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. Savcılık, Kaya hakkında tutuklama; eşi ve Gönül hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol talep etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında yeniden ifadeye çağrılan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül, savcılıktaki işlemlerinin ardından sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Savcılık, Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasını talep ederken, İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül hakkında adli kontrol uygulanmasını istedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya, ikinci kez şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi.
Savcılık işlemlerinin tamamlanmasının ardından Kaya, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcılığın sevk yazısında eski Bakan hakkında “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma” ve “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma kapsamında ifade veren İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında da adli kontrol talep edildi.
Savcılık, İlyas Kaya hakkında “Sermaye Piyasası Kanununa Muhalefet” ve “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma”, Gönül hakkında ise “Görevi Kötüye Kullanma” suçlamaları kapsamında yurt dışına çıkış yasağı ve belirlenen günlerde karakola giderek imza verme yükümlülüğü uygulanmasını istedi.
Kaya çifti, 7 Ekim’de de aynı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermişti. Gönül’ün ilk ifadesi ise 30 Eylül’de alınmıştı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gönül hakkında “Görevi Kötüye Kullanma” suçlamasıyla soruşturma yürütülmesine izin vermişti.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri işlemler nedeniyle fon soruşturmasında gündeme gelmişti.
Çiftin yaklaşık 163 milyon liralık yatırımla başladıkları işlemlerden 2 milyar lirayı aşan gelir elde ettikleri bildirilmişti. Kaya çifti, daha önce savcılıkta verdikleri ifadelerde yatırım işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu savunmuş ve suçlamaları reddetmişti.
Soruşturma sürecinde elde edilen kazançtan yaklaşık 1 milyar 860 milyon liranın TMSF’nin gönüllü iade hesabına aktarıldığı belirtilmişti.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmesine ilişkin savcılık yazısında, Özata Denizcilik Sanayi ve Ticaret AŞ (OZATD) hisseleriyle ilgili işlemlere dair ayrıntılar yer aldı.
Sevk yazısında, Sermaye Piyasası Kurulunun söz konusu hisselerde gerçekleştirilen işlemleri incelediği ve Kaya’nın hisse fiyatını ve yatırımcı kararlarını etkileyebilecek kamuya açıklanmamış bilgilere sahip olduğuna ilişkin rapor hazırladığı belirtildi.
Savcılık, Tera grubuna bağlı şirketler ve yatırım fonları aracılığıyla OZATD hisselerinde yoğun alım işlemleri gerçekleştirildiğini tespit etti. Kaya’nın da Tera Yatırım’da yatırım hesabı açtığı, grubun Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile görüştüğü ve yönetici Erdin Özel ile yatırım sürecinde yoğun iletişim kurduğu sevk yazısında aktarıldı.
Savcılık yazısına göre Kaya, Özata Denizcilik hisselerini Nisan 2026’da satın aldı ve 16 Eylül 2026’da elden çıkardı. Bu tarih, SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin 17 Eylül’de aldığı tasfiye kararından bir gün öncesine denk geldi.
Sevk yazısında, hisselerin borsadaki olağan satış yöntemiyle değil, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye virman yoluyla devredildiği belirtildi.
Borsadaki olağan hisse satışlarında bedelin hesaba geçmesi için iki iş günlük takas süresi uygulanırken, savcılık yazısında Kaya’nın hisselerinin T+0 yöntemiyle devredildiği ve satış bedelinin aynı gün hesabına yatırıldığı kaydedildi.
Sevk yazısında işlem, “Bu virmanın Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye yapıldığı, aynı gün içerisinde de bu şirket tarafından şüphelinin hesabına hisse satış bedelinin yatırıldığı tespit edilmiştir” ifadeleriyle anlatıldı.
Savcılık, Kaya’nın hisselerini tasfiye kararından bir gün önce elden çıkarmasını, Tera grubu yöneticileriyle ilişkilerini ve ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yüksek tutarlı işlemler gerçekleştirmesini birlikte değerlendirdi.
Sevk yazısında, “Şüphelinin hissenin fiyat hareket aralığını bildiği ve yine tasfiye kararının verileceğini de bilerek işlemler yaptığı görülmektedir” ifadelerine yer verildi.
Savcılık ayrıca Kaya’nın kaçma ve delilleri karartma ihtimali bulunduğunu, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını ileri sürdü. Dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunduğunu savunan savcılık, bu gerekçelerle tutuklama talebinde bulundu.
Soruşturma kapsamında yöneltilen suçlamalar ve savcılığın değerlendirmeleri, hakimliğin vereceği karar öncesinde dosyadaki iddialar niteliğini taşıyor.