Toplu Hâkim/ Savcı Alımlarının Yol Açtığı Kıdemsizlik!

Yayınlama: 19.01.2022
339
A+
A-

Toplu Hâkim/ Savcı Alımlarının Yol Açtığı Kıdemsizlik!
Ülkedeki yargının durumunu somut veri ve ciddi bir araştırmayla ortaya koyup rapor
haline getiren Mülkiye Başmüfettişi ve Mansur Yavaş’ın Yavaş’ın Başdanışmanı Mahmut
Esen’in bu analizini özellikle tüm yargı ve siyaset camiasının okumasında fayda görüyorum.
Mahmut Esen’in Analizi…
2005 yılında 9.084 olan hakim/savcı sayısının 2020 yılı sonunda % 140 artış oranı
ile 21.772’ye ulaştığına,  kısa süre içinde yapılmış bu tür toplu alımların meslek
mensuplarının yarısından fazlasının beş  yıldan daha az kıdeme sahip olması şeklinde
devasa bir kıdemsizlik ( belli süre çalışmamış olma/deneyimsiz olma) sorununa yol açtığına
dikkat çekilmekte; bağımsız/tarafsız yargıyı ve  hizmetlerindeki kaliteyi
olumsuz   etkileyeceği açık olan bu sorunun hafifletilmesi için hakim/savcı yardımcılığı
kurulması ve uzmanlaşmaya da yol açacak nitelikte mesleki yetkinliğe yönelik eğitimlere
ağırlık verilmesi vb. önlemlerin hızla alınması gerektiğine vurgu yapılmaktadır.
Türkiye’de yargı organının büyük/yerleşik sorunları vardır. Üstelik bu sorunların gün
geçtikçe azalmadığı ve aksine artığı görülmektedir.
Öncelikle ülkemizde yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı henüz sağlanamamıştır.
Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasında dahi sorunlar yaşanabilmektedir.
Halkımızda yargıya duyulan güven duygusu çok azalmıştır.
Türkiye, 2021 Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde (Rule of Law Index) 139 ülke
arasında 117'inci sırada yer almıştır.
Kamuoyu araştırma şirketince son olarak Eylül 2021 yapılmış bir
araştırmadaki "Yargıya güveniyor musunuz?"  sorusuna ankete katılan
yurttaşlarımızdan yüzde 77,4’ ü “güvenmiyorum”, yüzde 22,6 ’sı ise “güveniyorum”
şeklinde cevaplar vermiştir.
Yargıda güven sorunu olduğu yetkili makamlar tarafından da kabul edilmektedir.
Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının gerçekleştirilmesi konusu Hâkimler ve
Savcılar Kurulunun (HSK)  belli başlı amaç ve hedefleri arasındadır.
Hâkimler, karar verirken herhangi bir gücün etkisi/baskısı altında kalmamalı ve
özgürce karar verebilmelidir.
Yargı bağımsızlığının sağlanmasında yargıda kalite/hizmette verimlilik sorununun
göz ardı edilmemesi, birlikte ele alınmasında yarar vardır. Yargıda kalitenin yakalanmasında
hâkimlerin mesleki profesyonelliği ve mesleki etik kurallara bağlılıkları önemlidir.
Hakimlerin profesyonelliklerinde ehliyet/ liyakat niteliklerinin yanı sıra kıdem (belli
süre çalışmış olmak/deneyim sahibi olmak) unsuru da özel önem arz etmektedir.
II-YARGI ORGANLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Mahkeme ve Hâkim Sayıları
Adli ve idari yargı alanında görev yapmak üzere kurulu mahkemelerin tümü faal
değildir.
2020 yılı sonu itibarıyla:
Adli yargı alanında; 15 bölge adliye mahkemesi ( BAM),   bu mahkemeler nezdinde
203 ceza dairesi ve 207  hukuk dairesi ile  ilk kademede  6.592 mahkeme faal bulunmaktadır.
İdari yargı alanında ise; 8 bölge idare mahkemesi (BİM), bu mahkemeler nezdinde
72 idare/vergi daireleri ile BİM bağlı 202 idare/vergi mahkemesi faal durumdadır.
31.12.2020  itibarıyla ülkemizde görevli hâkim/savcıların toplam sayısı 21.772 ’dir.
Hâkim ve savcılarımızın 19.390’ ı ilk derece ve bölge mahkemelerinde; 2.382’ si ise
Adalet Bakanlığı, yüksek yargı organları ve Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) bünyelerinde
görev yapmaktadır.
Görevlilerin 14.909  u ( % 68)  hâkim 6.863 ’ ü  ( % 32) savcı kadrosunda
bulunmaktadır.
Hakim ve savcıların % 64’i erkek, %36’sı kadındır.
Hakimlerde % 46 olan kadınların oranı savcılarda %14,8’ e düşmektedir.
2000 yılında ülkemizdeki görevli hakim/savcı sayısı toplamı 9.004’tür.
Bu sayı 2005 yılında 9.084, 2010 yılında 11.659, 2015 yılında 14.729, 2020 yılında
ise 21.772’ye ulaşmıştır.
Hakim/savcı sayılarında 2000-2005 yılları arasında bir artış olmamıştır.
Ancak 2005-2020 yıllarını kapsayan 15 yıllık dönem içinde görevli toplam
hakim/savcı sayılarında %140 oranında artış olmuştur. Yıllık ortalama artış oranı % 9’
un üzerindedir. Yeni oluşturulmuş kurumlarda görülebilecek bu artış oranın çok
yüksek olduğu açıktır.
Üstelik hakim/savcı adayı kadrolarına yapılan atamalardan bu artış eğilimin bir süre
daha devam edeceği anlaşılmaktadır. Nitekim 2021 yılında 1.372 hakim/savcı mesleğe kabul
edilmiştir. 2020 yılında 1.175 hakim/savcı adayı ataması yapılmıştır.
Oysa ülkemizde 100.000 kişiye düşen hakim/savcı sayıları; gelişmiş bazı Batı
ülkelerindeki sayıların üzerindedir.
Yeni Hakim/Savcı Atamaları…
2013-2020 yılları arasında mesleğe kabulleri yapılan hakim/savcı sayıları; toplam
hakim/savcı sayıları ile açıktan ( ilk kez)  atananların toplam sayı içindeki yüzdelerini gösterir
Tablo aşağıya çıkarılmıştır.
Tablo: 2013-2020 Yıllarında Adli/İdari Yargıda Hakim ve Savcılığa Kabul
Edilen Adaylar; Toplam Hakim/Savcı Sayıları ve Yeni Alınanların Toplam Sayı
İçindeki Payı
S.No YILLAR Yıl İçinde Mesleğe Kabul Edilen
Hakim/Savcı Adayları Sayısı
Yıl
Sonu
Toplam
Hakim
ve
Savcı
Sayıları
Yeni
Alınanların
Toplama
Oranı
(%)
Hakim/Savcı
Adayları
Avukatlıktan
Gelenler
Toplam
1- 2013 1.337 – 1.337 13.603 10
2- 2014 843 710 1.553 14.810 10
3- 2015 66 – 66 14.729 –
4- 2016 3.786 826 4.612 15.945 29
5- 2017 705 36 741 16.101 5
6- 2018 2.102 1.667 3.769 19.427 19
7- 2019 1.463 15 1.478 20.629 7
8- 2020 1.408 2 1.410 21.772 6
TOPLAM 11.710 3.256 14.966 21.772 63
Tablo incelenmesinde de anlaşılacağı üzere 2013-2020  döneminde
14.966  hakim/savcı ataması yapılmıştır. Mesleğe kabul edilen/yeni atananlardan 3.256’
sı avukatlıktan gelmiştir. Yeni alınan hakim/savcıların yaklaşık 1/4 ünün avukatlıktan
geldiği görülmektedir.
Hakim/savcılığa atananların sayısı, uluslararası standartları yakalayabilmek için
Adalet Bakanlığınca anılan yıllar için kabul edilmiş (yüzde 5-7 arasında değişen) hakim/savcı
sayısındaki artış oranlarının/ performans hedeflerinin bile çok üzerinde gerçekleşmiştir.
2013-2020 döneminde yapılmış hakim/savcı atamalarının büyük bölümü, 2016-2020
yıllarının kapsayan 5 yıllık dönemde gerçekleştirilmiştir.  Sözü edilen 5 yıllık dönem içinde
toplam  12.019 hakim/savcı adayı mesleğe kabul edilmiştir.
Bu rakam, 2020 yılı sonu itibarıyla görevli toplam 21.749 olan hakim/savcı sayısının
yarısından fazladır.
2020 sonu itibarıyla iki görevliden birinin 2016-2020 yılları arasında atamasının
yapıldığı dolaysıyla hakim/savcıların yarısının meslekteki kıdemlerinin 5 yılın altında
kaldığı anlaşılmaktadır.
(HSK faaliyet raporlarında hakim/savcıların kıdem durumlarını gösterir veriler yer
verilmemektedir.)
Görevlerine Son Verilenler ve Yeni Faaliyete Geçen Mahkemeler
Hızlı/yoğun personel alımlarında 15 Temmuz Darbe Girişimi sonucu çok sayıda
hakim/savcının görevine son verilmiş olmasının etkisi olduğuna kuşku bulunmamaktadır.
15.07.2016 tarihinden itibaren FETÖ/PDY Terör Örgütü Soruşturması
kapsamında 3.932 hâkim ve savcı hakkında meslekten çıkarma kararı verilmiştir.
Görevlerine son verilenlerin Mayıs 2016 yılında istihdam edilenlere oranı % 25
civarındadır.
Diğer yandan 2006 yılında 4.673 olan faal mahkemelerin sayısında % 40 oranında
artış olmuştur.
Bununla birlikte son yıllardaki toplu alımların sadece görevlerine son verilenlerden
doğan personel açığın kapatılması veya yeni faaliyete geçirilmiş mahkemelerdeki personel
ihtiyacını karşılamaya ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
Zira görevlerine son verilenlerden ve yeni faaliyete geçen mahkemelerden
kaynaklanan personel ihtiyacının üzerinde alımlar yapılmıştır.
Örneğin: Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçtikleri için Yargıtay iş yükünün
azalacağı ve Yargıtay’ın içtihat mahkemesi haline geleceği/gelmesi gereken bir dönemde bile
Yargıtay’da üye sayısı ( %55 oranında)  137 kişi artırılmış ve toplam üye sayısı 387’ye
yükseltilmiştir.
Mesleğin özelikleri de yeterince dikkate alınmadan, kısa aralıklarla, meslek
okullarından mezun öğretmen/polis atamalarına benzer şekilde ve bir yıllık dönem içinde bile
sayıları 4.500 geçen yoğun mesleğe kabuller olmuştur.
Bu tarz alımlarının halen sürdüğü görülmektedir.
Bu durumun yargıda uzun yıllar devam edecek, yargı organının başını
ağrıtacak sorunlara yol açacağı açıktır.
Toplu Alımlar ve Yargıda Kıdem Sorunu…
Kişinin mesleğinin tüm gereklerini yerine getirebilmesi/ başarılı olabilmesi, bu
bağlamda profesyonelce hareket edebilmesi için o işte belli süre çalışmış ve deneyim sahibi
olması gerekmektedir.
Bir başka ifadeyle pratisyen hekimlerden beyin ameliyatını yapmalarını beklememek
gerekir.
Bu bakımdan yapılacak toplu alımların; meslek mensupları arasında olması
gereken kıdem farkını ortadan kaldıracağı, personelin daha iyi yetişmesini
engelleyeceği, kıdemlilerin deneyimlerinden yararlanma olanaklarının azaltacağı, aynı
kıdemde olan personelin  (il/ilçe seçim kurulu başkanlıkları, Ağır C. Mah. Başkanlığı/ C.
Başsavcılığı veya büyükşehirlere atanmaları vb.) görevlendirmelerde güçlüklerle
karşılaşılacağı, bu suretle meslek mensupları arasındaki çalışma barışının olumsuz
etkileneceği göz ardı edilmemelidir.
Örneğin 2019 yılında çalışan erkek hakim/savcıların %13’ü olan 1.740 kişi
askerlik nedeniyle görevinden ayrılmıştır. 2020 yılında askerlik nedeniyle ayrılanların
sayısı ise 104’tür.
Diğer yandan personelin yarısından fazlasının yeni/genç olması nedeniyle 2020
yılında sadece 213 hakim/savcı (mevcut personelin % 1’i) emekli olmuştur.
Özetle;
Ülkemizde 2005 yılında 9.084 olan hakim/savcı sayısı; 2020 yılı sonunda, % 140
artış oranı ile 21.772’ye ulaşmıştır. Kısa süre içinde yapılmış bu tür toplu alımlar sonucu,
meslek mensuplarının yarısından fazlasının, beş yıldan daha az kıdeme sahip olması şeklinde
devasa bir kıdemsizlik sorununa yol açılmıştır.
Bu durumun yargı hizmetlerindeki kaliteyi etkileyeceği açıktır” diyor Mahmut
Esen…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.