Tuncer Bakırhan’dan muhalefete çözüm süreci çağrısı: “Ortak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm süreci, Kürt meselesinin demokratik çözümü, fon soruşturması, Suriye’de Kürtlerin geleceği ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, muhalefete ortak mücadele çağrısı yaparak “Muhalefet olarak ortak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” dedi.

Tuncer Bakırhan’dan muhalefete çözüm süreci çağrısı: “Ortak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor”
Yayınlama: 04.10.2026
0
A+
A-
🔊

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İlke TV’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Bakırhan’ın açıklamalarında çözüm süreci, Kürt meselesinin demokratik çözümü, muhalefetin tutumu, fon soruşturması, DEM Parti’nin siyasi yaklaşımı, sporda barış tartışması, Suriye’de Kürtlerin geleceği, yeni anayasa ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü öne çıktı.

“Kürt meselesi tüm Türkiye’yi etkileyen bir mesele”

Kürt meselesinin yalnızca Kürtleri ilgilendiren bir konu olmadığını belirten Tuncer Bakırhan, meselenin Türkiye’nin tamamını etkilediğini söyledi.

Demokratikleşme açısından Kürt meselesinin çözülmesi gerektiğini savunan Bakırhan, muhalefetin mevcut tutumunu da eleştirdi.

Bakırhan, muhalefetin kendi siyasi alanına sıkıştığını belirterek “Muhalefet olarak ortak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” çağrısında bulundu.

DEM Parti’nin demokrasi mücadelesindeki tutumuna da değinen Bakırhan, partiye yönelik eleştirilerin ve uygulamaların haksız olduğunu savundu.

Bakırhan, antidemokratik uygulamalar karşısında sessiz kalmanın DEM Parti’nin siyasi anlayışında bulunmadığını ifade ederek, “DEM Parti’ye haksızlık yapılıyor, antidemokratik uygulamalar karşısında sessiz kalmak bizim kitabımızda yazmaz” dedi.

Fon soruşturması: “Vurgunu vurandan almalı”

Tuncer Bakırhan, son dönemde gündemin önemli başlıklarından biri olan fon soruşturması hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Fon soruşturması kapsamında mağduriyetlerin giderilmesi ve sorumluların açığa çıkarılması gerektiğini belirten Bakırhan, soruşturmanın yalnızca göstermelik işlemlerle yürütülmemesi gerektiğini savundu.

Bakırhan, fon üzerinden gerçekleştirildiğini belirttiği işlemlere ilişkin sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı, özellikle yüksek miktarda kazanç elde eden kişilerle mağdur olduğunu belirten yatırımcıların durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Vurgunu vurandan almalı, yargılamalı ve gerçek anlamda bir yargılama” dedi.

Bakırhan, soruşturmalarda gizlilik kararları veya göstermelik ifadeler yerine kapsamlı ve gerçek bir yargılama yapılması gerektiğini savundu.

“En büyük vurgunu yapan mağduriyetleri gidermeli”

Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde sorumluların siyasi, ekonomik veya bürokratik kimliklerine bakılmaması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, mağduriyetlerin giderilmesi için öncelikle sorumluların tespit edilmesi gerektiğini belirtti.

Bakırhan, fon soruşturmasında ortaya çıkan tabloya ilişkin eleştirisini şu sözlerle dile getirdi:

“En büyük vurgunu ve hırsızlığı yapan mağdur olanın mağduriyetini gidermeli. Önce buradan başlamalı.”

Bakırhan’ın açıklamalarında soruşturmanın kapsamının genişletilmesi ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılması gerektiği yönündeki görüş öne çıktı.

DEM Parti’nin harcamaları: “Kendi paranla git”

Bakırhan, DEM Parti’nin kendi içindeki harcama anlayışına ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Partide “özel kalem” olarak tanımlanan birimin dahi büyük ölçüde kaldırıldığını belirten Bakırhan, parti çalışanları ve yöneticilerinin ulaşım ve konaklama giderlerinde kamu kaynaklarının kullanılmaması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, bu yaklaşımı şöyle anlattı:

“Otele gidiyorsan kendi paranla yat diyoruz. Otobüse biniyorsan, uçağa biniyorsan kendi paranla git diyoruz.”

Siyasi partilerin halkın bütçesine karşı duyarlı olması gerektiğini savunan Bakırhan, DEM Parti’nin bu konuda farklı bir siyasi gelenekten geldiğini belirtti.

“Kürt hareketi bir değerler hareketidir”

Bakırhan, DEM Parti’nin siyasi çizgisini değerlendirirken Kürt hareketinin ve Türkiye devrimci hareketinin bir “değerler hareketi” olduğunu ifade etti.

Bakırhan’a göre siyasi mücadelede yalnızca seçim sonuçları veya siyasi pozisyonlar değil, aynı zamanda siyasi etik ve kamu kaynaklarına yaklaşım da önem taşıyor.

Bu çerçevede DEM Parti’nin kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tutumunu savunan Bakırhan, parti içerisinde daha tasarruflu ve hesap verebilir bir anlayışın benimsenmeye çalışıldığını belirtti.

“Spora barış gelmeden ülkeye barış gelmez”

Tuncer Bakırhan’ın gündemindeki başlıklardan biri de spor ve bahis soruşturmaları oldu.

MHK Başkanı ve hakemlerin dahil olduğu bahis soruşturmalarına değinen Bakırhan, Süper Lig maçlarında yaşandığını savunduğu tartışmalı hakem kararlarına dikkat çekti.

Bakırhan ayrıca Amedspor’un başarısı ve bazı deplasmanlarda yaşadığını belirttiği saldırılar üzerinden spordaki gerilimlere de değindi.

Sporun toplumsal barış açısından önemli bir alan olduğunu belirten Bakırhan, “Spora barış gelmeden ülkeye barış gelmez” ifadelerini kullandı.

Bakırhan’ın değerlendirmesinde, futbol sahalarındaki gerilimlerin ve taraftarlar arasındaki çatışmaların toplumsal barıştan bağımsız değerlendirilemeyeceği görüşü öne çıktı.

Suriye’de Kürtlerin geleceği

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Suriye’de Kürtlerin geleceği konusunda da değerlendirmelerde bulundu.

Esad rejiminin devrilmesinin ardından yaşanan gelişmelere ve 29 Ocak 2025 tarihinde yapılan anlaşmaya değinen Bakırhan, Kürtlerin diyalog ve müzakere yoluyla çözüm arayışında bulunmasını önemli gördüğünü söyledi.

Bakırhan, Suriye’de Kürtlerin temel haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Özellikle anadilinde eğitim konusuna dikkat çeken Bakırhan, Kürtlerin Suriye’de Kürtçe eğitim alabilmesi gerektiğini savundu.

“Suriye ne çektiyse tekçilikten çekti”

Suriye’de yaşayan farklı halkların ve toplulukların kendi dillerini kullanabilmesinin önemli olduğunu ifade eden Bakırhan, Arapçanın ortak iletişim dili olabileceğini ancak bunun diğer dillerin önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.

Bakırhan, Kürtlerin yanı sıra Çerkezlerin de kendi dillerinde eğitim alabilmesi gerektiğini söyledi.

Bakırhan, “Suriye ne çektiyse tekçilikten çekti” diyerek ülkedeki farklı kimliklerin ve dillerin anayasal ve siyasi güvence altına alınması gerektiğini savundu.

Suriye’de Kürtlerin güvenliği tartışması

29 Ocak anlaşması sonrasında öngörülen entegrasyon sürecine de değinen Bakırhan, Suriye Kürtlerinin kendi güvenliklerini sağlayabilecek bir yapıya sahip olmasının önemli olduğunu söyledi.

Bakırhan, Kürtlerin kendi silahlarıyla birlikte tabur veya tugay biçiminde örgütlenmesinin değerli olduğunu ifade etti.

Bu yapının Suriye’deki Kürtlerin güvenliği ve siyasi geleceği açısından önemli olduğunu belirten Bakırhan, entegrasyon sürecinin nasıl şekilleneceğinin ise önümüzdeki dönemde belirginleşeceğini söyledi.

Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar

Bakırhan, Suriye’de Alevilerin maruz kaldığı saldırılara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Yakın dönemde Alevi yurttaşların araçlarına yönelik bir saldırı yaşandığını ve insanların hayatını kaybettiğini belirten Bakırhan, bu tür saldırıların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

Bakırhan, Suriye’de farklı halkların ve inanç gruplarının güvenliğinin sağlanmasının siyasi çözümün temel unsurlarından biri olduğunu belirtti.

“Kürt meselesinin kendisi bir anayasa tartışmasıdır”

Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin görüşlerini de açıklayan Tuncer Bakırhan, Kürt meselesinin doğrudan anayasal bir mesele olduğunu savundu.

Bakırhan, Kürt meselesinin demokratik çözümünün yalnızca siyasi kararlarla değil, anayasal güvenceyle de ele alınması gerektiğini belirtti.

Yeni anayasa kapsamında Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerine de değinen Bakırhan, bu taleplerin anayasal nitelikte olduğunu söyledi.

Bakırhan, yeni anayasanın gerçekten demokratik ve özgürlükçü olması durumunda farklı toplumsal kesimlerin taleplerinin karşılanması gerektiğini ifade etti.

Alevilerin eşit yurttaşlık talebi

Bakırhan, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin yeni anayasa tartışmalarının önemli başlıklarından biri olması gerektiğini söyledi.

Bakırhan’a göre Alevilerin talepleri karşılanmadan yapılacak bir anayasanın ne ölçüde demokratik ve özgürlükçü olduğu tartışmalı hale gelecek.

DEM Parti Eş Genel Başkanı, Kürt meselesi ile Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin yeni anayasa tartışması içerisinde birlikte ele alınabileceğini savundu.

“Ankara’nın İran’daki etkisi tartışılır”

Türkiye’nin Suriye ve İran’daki bölgesel etkisine ilişkin de konuşan Bakırhan, Ankara’nın Suriye’deki etkisi ile İran’daki etkisinin aynı düzeyde olmadığını söyledi.

Bakırhan, “Türkiye’nin orada bir etkisi var ama Suriye konusundaki etkisi ile İran konusundaki etkisi tartışılır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın PJAK’a ilişkin açıklamalarına da değinen Bakırhan, Erdoğan’ın PJAK’tan söz etmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

Bakırhan, bu noktada Abdullah Öcalan’ın rolünün önemli olduğunu savundu.

“Türkiye bu meseleyi çözerse bölgenin temel aktörlerinden biri olacak”

Kürt meselesinin demokratik yöntemlerle çözülmesinin Türkiye’nin bölgesel konumunu güçlendirebileceğini belirten Bakırhan, çözümün yalnızca Türkiye açısından değil, Ortadoğu açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

Bakırhan, Türkiye’nin Kürt meselesini çözmesi halinde bölgenin temel aktörlerinden biri olacağını ve Ortadoğu’da yapıcı bir rol üstlenebileceğini ifade etti.

Bu nedenle çözüm sürecinin yalnızca iç politika başlığı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bakırhan, sürecin bölgesel gelişmeler açısından da önemli olduğunu savundu.

Öcalan’ın süreçteki rolü

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın devam eden süreçteki rolü hakkında da açıklamalarda bulundu.

Öcalan’ın “demokratik cumhuriyet paradigması” ile DEM Parti’nin demokratik cumhuriyet anlayışının birbirinden uzak olmadığını belirten Bakırhan, sürecin ilerlemesi açısından Öcalan’ın rolünün önemli olduğunu söyledi.

Bakırhan ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM resepsiyonunda Öcalan’a selam göndermesini de değerlendirdi.

Bahçeli’nin siyasi tutumundaki değişimin doğru okunması gerektiğini savunan Bakırhan, Öcalan’a selam gönderilmesini mevcut süreç açısından şaşırtıcı bulmadığını belirtti.

“İmralı Heyeti sürekli Öcalan’la görüşmeli”

Bakırhan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile görüşmelerinin devam etmesi gerektiğini de ifade etti.

Sürecin ilerleyebilmesi için İmralı görüşmelerinin düzenli hale gelmesinin önemine dikkat çeken Bakırhan, “Sayın Öcalan meselenin kendisidir, meseleyi başlatandır” dedi.

Bakırhan’a göre Öcalan’ın süreçteki rolü, çözüm arayışının siyasi ve demokratik boyutları açısından önem taşıyor.

Muhalefete ortak mücadele çağrısı

Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının en dikkat çeken başlıklarından biri ise muhalefete yönelik çağrısı oldu.

Kürt meselesinin çözümü, demokratikleşme, yeni anayasa ve antidemokratik uygulamalar konusunda muhalefetin daha ortak bir tutum geliştirmesi gerektiğini belirten Bakırhan, muhalefetin kendi siyasi alanlarına sıkışmaması gerektiğini söyledi.

“Muhalefet olarak ortak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” diyen Bakırhan, DEM Parti’nin demokrasi mücadelesindeki tutumunun da bu ortak mücadelenin bir parçası olduğunu ifade etti.

Bakırhan’ın açıklamalarında çözüm sürecinin geleceği, Kürt meselesinin demokratik çözümü, anayasa tartışmaları ve bölgesel gelişmeler birbirleriyle bağlantılı başlıklar olarak öne çıktı.

Tuncer Bakırhan’ın çözüm süreci, fon soruşturması, Suriye’de Kürtlerin geleceği, yeni anayasa ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin açıklamalarının tüm detayları Express Haber’de.

Kaynak: HABER MERKEZİ

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.