Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
HARAM PARADAN HAYIR GELMEZ
HELAL LOKMANIN KIYMETİNİ UNUTMAYALIM
ولا يغرنكم صلاة امرئ ولا صيامه، ولكن إذا حدث صدق، وإذا اؤتمن أدى، وإذا أشفى (أي: أشرف على الهلاك أو طمع في شيء محرم) ورع.
ولا يغرنكم صلاة امرئ ولا صيامه، من شاء صام، ومن شاء صلى، ولكن لا دين لمن لا أمانة له.الدين المعاملة
Di dunyayê heçî rabê
Feqîr û Şêx û ağabê
Ji ber mirnê xelas nabê
Di şerq û hem di ğerbêde
Dostlar, yıllardır ticaretin ve hayatın içindeyim. Çok insan tanıdım. Kazananı da gördüm, kaybedeni de. Helalinden kazanıp huzur içinde yaşayanı da gördüm, haksız kazançla servet yapıp sonunda perişan olanı da.
Şunu öğrendim ki insanın en büyük zenginliği parası değil, temiz vicdanı ve helal lokmasıdır.
Bugün memlekette yaşananlara bakıyorum, insanın içi sızlıyor.
Fon adı altında insanların birikimlerinin dolandırılması, kolay para kazanma hevesi, kumar, bahis, faizle ve hileyle servet büyütme anlayışı…
Yahu kardeşim, biz ne ara bu hale geldik?
Bizim büyüklerimiz, “Oğlum, az olsun ama helal olsun. Haram lokmayı evine sokma.” derdi.
Şimdi bakıyoruz, adamın nereden kazandığına değil, ne kadar kazandığına bakılıyor. Dün hiçbir şeyi olmayan biri bugün büyük servet sahibi olmuş. Kimse de sormuyor, kardeşim bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Üstelik bazen alın teriyle çalışan insan hor görülüyor, hileyle zengin olan adam başköşeye oturtuluyor.
İşte toplumun ahlakını bozan en büyük yanlışlardan biri budur.
Dinimiz bu konularda çok açıktır.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz, “Mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin.” buyuruyor.
Bir başka ayette de, “Ey iman edenler! İçki, kumar… şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının.” diye uyarıyor.
Peki, biz ne yapıyoruz?
Bir tarafta dinimizden, imanımızdan, kul hakkından söz ediyoruz. Öbür tarafta kumar ve bahis insanların evine, cebine, hatta telefonuna kadar girmiş.
Nice gençlerimiz kolay para kazanacağım diye borca batıyor. Nice ailelerin huzuru kaçıyor. Nice analar babalar evlatlarının düştüğü durum karşısında çaresiz kalıyor.
Yahu kumardan bereket olur mu? Başkasının kaybettiği parayla kurulan sofradan huzur çıkar mı?
Haramı devletin izin vermesi helal yapmaz.
Buradan açıkça söylüyorum: Kumarın ve bahis oyunlarının reklamını sınırlamak yetmez. İnsanlarımızı bu bataklığa sürükleyen yasal bahis ve kumar düzenine de son verilmelidir. Yasa dışı olanlarla da kararlılıkla mücadele edilmelidir.
Çünkü devletin görevi yalnızca vergi toplamak değildir. Milletin malını, huzurunu, ailesini ve geleceğini de korumaktır.
Gelelim şu fon meselesine.
İnsanlar yıllarca çalışmış, birikim yapmış. Kimi ev alacak, kimi çocuğunu evlendirecek, kimi yaşlılığında rahat edecek.
Birileri çıkmış, yüksek kazanç vaatleriyle bu insanların parasını toplamış. Şimdi ortada ciddi dolandırıcılık iddiaları ve mağduriyetler var.
Peki, bu insanların hakkını kim koruyacak?
Devlet burada bütün imkânlarıyla harekete geçmelidir.
Bu işe kim karışmışsa, arkasında kim varsa, hangi makamda bulunursa bulunsun, bağımsız ve ciddi bir soruşturmayla ortaya çıkarılmalıdır.
Suçu sabit olanlar hak ettikleri cezayı almalı, haksız kazançlarına el konulmalı, mağdur edilen insanların zararlarının giderilmesi için gereken yapılmalıdır.
Hiç kimse makamına, parasına, çevresine veya siyasi yakınlığına güvenerek hukuktan kaçabileceğini düşünmemelidir.
Bu işin üzeri kapatılmamalıdır. Devlet, yapılan işlemleri ve soruşturmanın sonuçlarını hukukun izin verdiği ölçüde milletle paylaşmalı, kamu vicdanını rahatlatmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca kaybolan para değildir. Mesele devletin kurumlarına duyulan güvendir.
Bir vatandaş, “Benim hakkım yenirse devlet benim hakkımı korur.” diyebilmelidir.
İşte adalet budur.
Bir de şu din meselesini doğru anlamamız lazım.
İnsan namaz kılabilir, oruç tutabilir, hacca gidebilir. Bunlar elbette kıymetlidir. Ama başkasının hakkını yiyorsa, ticaretinde hile yapıyorsa, emanete ihanet ediyorsa burada ciddi bir ahlak sorunu vardır.
Peygamber Efendimiz, “Bizi aldatan bizden değildir.” buyuruyor.
Bundan daha açık ne söylenebilir?
Din yalnızca ibadet değildir. Din aynı zamanda dürüstlüktür, emanettir, kul hakkıdır, helal kazançtır.
Dostlar, benim yıllardır söylediğim bir söz var: İnsanın ulaşabileceği en büyük makam, güvenilir insan olmaktır.
Para bugün var, yarın yok. Makam bugün var, yarın yok. Ama insanın temiz ismi, güzel ahlakı ve geride bıraktığı hayır duası kolay kolay unutulmaz.
Bizim yeniden helal lokmanın kıymetini bilmemiz lazım.
Çocuklarımıza sadece zengin olmayı değil, dürüst olmayı öğretmemiz lazım.
Haram parayla büyümeyi değil, helal kazançla yaşamayı öğretmemiz lazım.
Devletin de haksız kazanca, dolandırıcılığa, kumara ve bahse karşı açık, kararlı ve adil bir duruş göstermesi lazım.
Son sözüm şudur dostlar:
Haram paranın bereketi olmaz. Kul hakkıyla kurulan servetin huzuru olmaz. Haksızlığa göz yumulan yerde de adalete güven kalmaz.
Az yiyelim, helal yiyelim. Az kazanalım, kimsenin hakkını yemeyelim.
Ve unutmayalım:
Bir insanın cebini doldurup vicdanını boşaltması, kazanmak değil, kaybetmektir.
Rabbim bizleri haramdan, haksız kazançtan ve kul hakkından muhafaza eylesin. Devletimizi adaletten, milletimizi helal lokmadan ayırmasın.